BREAKING AND ENTERING - HIRSIZ



Yönetmen yine çok sevdiğim filmler olan ' İngiliz Hasta' ve ' Soğuk Dağ'ın yönetmeniAnthony Minghella olunca,bu filmi beğeneceğimi izlemeden tahmin etmiştim. Ve öyle de oldu.

2006 yapımı bir film Breaking and Entering . Hırsızlık suçunun İngiliz yasalarındaki karşılığı imiş bu isim, ' kırmak ve girmek'. Türkiye' de suça değil de suçu işleyene vurgu yapan isimle gösterildi:' HIRSIZ'. Bu filmlerin isimlerini koyma işi ülkemizde bazen çok baştan savma, filmin özünden uzaklaşarak yapılıyor. Bilmeyene bir Arsen Lüpen hikayesi çağrışımı yapabilir bu ismiyle film. Oysa ki orjinal ismi, filmdeki, birbirlerinin hayatına kırarak, kırılarak giren insanları vurgulaması bakımından daha anlamlı.

Filmin özeti kısaca, Londra'nın iki yüzü... Uzun zamandan beri bu şehirde yaşayan ve kendilerini gerçek Londralı olarak görenler ile Londra'ya sonradan gelen yabancılar...

Sevgilisi ile birlikte Londra'nın zengin semtlerinden birinde rahat ve konforlu bir yaşam süren Will, mimarlık ofisini şehrin daha yoksul mahallelerinden birinde açar. Oldukça zevkli bir şekilde döşenen ofiste arka arkaya hırsızlıklar olunca Will, bu olaya bir son vermesi gerektiğine karar verir.

Hırsızlardan birinin peşine takılarak onu evine kadar takip eden Will,hırsızın Bosna göçmeni olan annesi Amira ile de tanışır. Zamanla aralarında özel bir arkadaşlık doğmasını engelleyemeyen Will'in ilk zamanlar asıl isteği, hırsızlık olayının perde arkasını araştırmaktır. Ama ikili arasında yaşanan yakınlaşma olayların boyutunu değiştirecektir.
olabilir. Ancak, gerçekten kısaca özetlenemeyecek pek çok çıkarımla dolu bir film. Yanlışların doğruya dönüştürülmesi üzerine sergilenen çabaların kopuklukları tamir etmeye de yardımcı olabileceğini anlatıyor diyebiliriz mesela. Bir kadının her şeyin önüne koyacağı dürtünün annelik olacağı çıkarımıyla da bitirebiliriz filmi. Dürüstlük ve sadakatin en yanlış eylemlerde bile insanın başını dertten kurtarabileceğini söyleyebiliriz ya da.Tüm dünyada 'öteki' kavramının, deri renginden dine doğru evrildiğini görüyoruz bir kez daha bu filmde diyebiliriz.- Ama Minghela farkı sanırım, müslüman bir kadını müslümanlığa tek bir önyargılı gönderme yapmadan evrensel kadın kimliğiyle ele alması da vurgulanması gereken bir nokta. -

Film gerçekten çok güzel benim değerlendirmeme göre. Bir kere Juliette Binoche var. Çok da güzel bir aksanla Bosna'lı Amira'yı kanlı canlı aktarıyor bize. Diğer oyuncular, Jude Law , Robin Wright Penn, Martin Freeman ,Rafi Gavron ve kısacık fahişe rolüyle filme esaslı bir tat veren Vera Farmiga .

İnsanlık halleri üzerine eli yüzü düzgün bir film sonuçta.Buyrun, bakın:

4 yorum:

  şule

27 Kasım 2008 08:58

ben de cok sevmistim bu filmi. bloga guzel bir baslangic olmus :)

  depo

27 Kasım 2008 21:44

evet evet:) çok lezzetli bir başlangıç di mi?

  Ekmekcikız

27 Kasım 2008 22:53

İkinci kez seyretmem gerekmişti, önce çok istekli olmamıştım. Sonra arkadaş hatırı deyip, katlanmıştım ve ikincisinde daha çok ayrıntıyı görmüş, sonuçta daha çok sevmiştim.
Oyuncular harikaydı, sade ve gerçek!'
:))

  depo

28 Kasım 2008 08:49

jude law'ı ilk kez bu filmde bir oyuncu olarak gördüm ben. yanlış anlaşılmasın, öbür filmlerinde de iyidi belki, ama yeni çağın yakışıklısı da bu işte deyip küçümsüyordum. jude'la bir ilgisiyok yani, tamamen benim gıcıklığım. bu filmde jude olduğunu unutup izledim onu. o nedenle başarılı. aaa bak şimdi aklıma geldi, closer'da da iyidir...